11 Mayıs 2008 22:30 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
fıkra
Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün
defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..
Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş.
Sormuş:
- Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam,
bana daha az vergi cezası keserler?
Mali danışmanı öğüt vermiş;
- En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza
kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.
Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş
- En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver
ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.
Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş. Bu akıllı
arkadaşı bir hikaye anlatmış . Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar.. O
da, gırtlaġa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder..
Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt
bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne
giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşına gülerek, izah eder:
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..
10 Mayıs 2008 02:38 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
fıkra
,
komik
Yıl 2050. AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer:
-Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB'ye alacak mıyız?
AB Başkanı:
-Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, Tüm Türkiye İngilizce konuşacak, Türkçe'yi yasaklıyorum.
-Efendim onu 5 sene önce yaptılar. Hatırlamıyor musunuz?
-O zaman söyle, kokoreç yasaklansın.
-Aman efendim, onu yemeyi 2005'te bıraktılar.
-Ya ne bileyim? Kınayı yasaklayın.
-Ooooo. Beyefendi.Onu çoktan bıraktılar.
AB Başkanı düşünüp taşınmış ve;
-DAĞITIN LAN AVRUPA BİRLİĞİ'Nİ…
10 Mayıs 2008 02:35 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
fıkra
,
komik
,
mizah
Bektaşi ile bir hoca birlikte yola çıkmışlar, bir süre sonra hoca :
-Namaz saati! demiş, başlamış kılmaya...
Rekat üstüne rekat, selam üstüne selam... Bektaşinin beklemekten canı sıkılmış, hoca namazı bitirince sormuş :
-Yahu bu ne uzun namaz böyle?
-Kazaya kalmış namazlarım vardı, onları eda eyledim!
Bektaşi :
-Eh ben de bir namaz kılayım! demiş ve başlamış namaza...
Ama ne namaz, bitmiyor, sonunda hoca dayanamamış :
-Erenler, senin namaz da uzun sürdü!
-Önümüzdeki haftanın namazını kıldım!
Hoca şaşırmış :
-Yahu olur mu böyle şey?
Bektaşi gülmüş :
-Yukarıdaki senin veresiyeni kabul ediyor da, benim peşinimi niye kabul etmesin?
08 Mayıs 2008 03:12 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
fıkra
Adamin biri bir kahveye girer ve
'Millet bana bakin!.. Size söyluyorum!. Tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene geleciğim' der ve çıkar.
Kahvedekiler 'Adam deli herhalde' diye fazla önemsemezler.
Ve aradan 30 sene geçer. Aynı adam kahveye gene gelir ve der ki:
-'Hatırladınız mı beni millet. Size demistim 30 sene once, ben yine geleceğim diye. İşte geldim' der.
Kahvedekiler tabi ki şaşırır. adam devam eder.
'30 sene sonra gene geleceğim bu kahveye' der. Ve gider.
aradan bi 30 sene daha gecer. Nesil değişmiştir 30 sene onceki insanlarin cocuklari kahvede oturmaktadir artik. Adam kahveden içeri girer.
'Bana Bakın Millet Ben Sizin babalariniza söyledim. Size de söyluyorum 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem'
der ve çıkar. Kahve milleti gene bunu takmaz.
Aradan 30 sene geçerve adam gene gelir.
'Beni hatırladınızmı millet 30 sene önce tekrar gelicem demiştim, işte geldim ve 30 sene sonra gelip sizin cocuklarinizada aynı şeyi söylicem' der ve gider.
Aradan bi 30 Sene daha geçmiştir. Ve adam Gene Kahveye gelir.
'Bana Bakın Millet Ben sizin dedelerinize söyledim. Babalariniza söyledim, şimdi size söylüyorum tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem' der ve gider.
İçlerinden birisi 'Arkadaslar bana bu olayi dedem anlatmisti. Gelin hocaya gidelim, bu adam niye ölmüyor, nedir bunun hikmeti? diye soralım' der.
Ve bir hocaya giderler. Hocaya durumu anlatirlar.
Hoca 'Ben bu gece rüyaya yatayim. Azrail ile konusayim. Bakayim niye canını almıyor bu adamın, size yarın haber veririm' der.
Ve gece olunca hoca ruyaya yatar. Rüyasinda Azrail ile konusur.
'Ya Azrail!. Sen bu şahısın canını niye almıyorsun'
Azrail 'Zamanında bu adam bir dilek diledi. Ve bu dilegi kabul oldu.Onun icin' der.
Hoca "Ne diledi Ya Azrail' diye sorar .
Azrail, 'Allah'ım bana milli piyangodan büyük ikramiye çıkana kadar canımı alma diye diledi' der.
Hoca 'E Allah istese buna büyük ikramiyeyi cikartamaz mı?'
Azrail 'Çıkartmasına çikarir da!........
ŞEREFSİZ BİLET ALMIYOR Kİ.......
08 Mayıs 2008 03:08 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
komik
- aşkım baksana bana
+ ne var hatice?
- aşkım ağlarım ama
+ ulan noldu gene ya?
- aşkım baksana bana
+ sana belediye baksın
- çok komik
-aşkım baksana bana aşkım
+belediye baksın maaş baqlasın
-aşkım baksana bana
-hea
-kalbim atıyor dumtaka
-eee
-dumtaka dumtaka
-aşkım baksana bana..
-efndm cnm?
-aşkım sen cok nobran oldun yaa
- öle mi oldum??
-aşkım biliyo musun sen ne olduğunu?
-aşkım keske bakmasaydım tekrar dönsem olur mu?
-pis nobran işte dön nereye istersen
- aşkım baksana bana ..
*
- öle eblek gibi bakma aşkım bakmak ile görmek arasında fark vardır
*
- boşuna fritöz demiyolar size.. birdaha cansız varlıklara karşı duygusal hisler beslemiyeceğim
+aşkım baksana bana
-bu ara ihtiyacım war sana
+aşkım ağlarm ama
-iltifat ettim manyak karı..
+ aşşkımmm baksanaa banaa..
-bi sus beee bi suss..
+aşkım ağlarm amaa..
-kızım iki sn kafamızı dinlesek snra ağlasan
+ aşkımm bkksnaa bnaaa..
-bakayım aşkısı..
+aşkım ağlarmm amaa..
-yaa nedir sndn cektiğim bksam bi dert bakmasam bi dert...
-aşkım baksana bana
-baktım nooolmuş
-tamam sen eski necati diiilsin onu anladım
-eski necati kim nan
-aşkım baksana bana
-neler oluyor lan bu saatte
-oryantalstara katılmaya karar verdim aşkım
-neye
-oryantalstara
-gözünü seveym nermin yat uyu geçen haftada fear factor diodun Allahım sen aklımı koru yarabbim
-
-aşkım baksana bana
-Alışverişe çıkacaksın di mi yine zilli
-
-Naşkım baksana bana naşkım
-Göremiyorum Nalan nayır nolamaz
-aşkım baksana canere
-canere neden bakcam ben
-fermuarı açık kalmış
-kızım sen canerin orasınamı bakıyon
-aşkım baksana bana
-noldu
-aşkım titriyosun sen
-aşkım baksana banaaa aşkımmmm
-ne var yineeeee
-hiçççç şarkı söylüyorum
-aşkımmm bak sana aş..
-offf peknazz yinemi aynı şarkı
-hayır aşkım "bak sana aşure yaptım" dicektim
08 Mayıs 2008 03:05 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
komik
,
mizah
Pire itte, cep telefonu yiğitte bulunur.
Yiğidin cep telefonu meydandadır.
Alışmadık cepte telefon durmaz.
Anadan geçilir, cep telefonundan geçilmez.
Ey cep telefonlu Türk Gençliği...
Arsızın yüzüne tükürmüşler,"Kapsama alanı dışındayım"demiş.
İnsanı dert, cep telefonunu kart öldürür.
Bir cep telefonlu Türk dünyaya bedeldir.
At ölür meydan kalır, yiğit ölür cep telefonu kalır.
Boşboğazı cehenneme atmışlar,"cep telefonum nerede?" demiş.
Çingeneye beylik vermişler, önce cep telefonu almış.
Cep telefonlu çoban, yoksul beyden yeğdir. .
Denize düşen cep telefonuna sarılır.
Dilenciye cep telefonu vermişler, kartını beğenmemiş.
El elin eşeğini cep telefonuyla arar.
Erkeğin kalbine giden yol cep telefonundan geçer.
Haydan gelen cep telefonu faturasına gider. .
Ben sporcunun zeki, çevik, cep telefonlu ve ahlaklısını severim.
Ayranı yok içmeye, cep telefonu ile gider çeşmeye...
Görmemişin cep telefonu olmuş, tutmuş antenini koparmış.
Cep telefonuyla konuşana yılan bile dokunmaz.
Sakla kontörünü, gelir zamanı..
Zorla telefon edilmez.
Ye cep telefonum ye...
Ummadığın cep telefonu baş yarar.
Panasonic G 600 'le yatan Ericsson 688 'le kalkar.
Sora sora cep telefoncu bulunur.
26 Nisan 2008 00:11 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
fıkra
Adam, kısa bir süre önce ayrıldığı evine telefon açar, bahçıvana sorar:
'Nasıl her şey yolunda mı?'
- Yolunda. Yalnız, küreğin sapı kırıldı onu tamir etmeye çalışıyorum.
- Neden kırıldı?
- Köpeğinize mezar kazarken, zorlamışım, bu yüzden kırıldı.
- Nee! Köpeğim öldü mü?
- Havuza düştü öldü.
- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; nasıl havuzda olur?
- Ama havuzun suyu boşalmıştı, betona çakıldı; bu yüzden hayatını kaybetti.
- Daha havuzu yeni doldurtmuştum. Neden boşalttınız?
- Biz değil itfaiyeciler boşalttı. Çünkü evdeki yangını söndürmek için ilâve suya ihtiyaç duydular.
- Evde yangın mı çıktı?
- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla çok sayıda insan geldi.
Bir sigara izmaritinden kâğıtlar, ardından da perde tutuşmuş. O kalabalıkta farkına varamadık.
- Annem nasıl öldü? Sapasağlamdı.
- Haklısınız. Biz de şaşırdık ama, sizin yatak odanıza bir şey bakmaya girmiş.
Yatakta karınızla en yakın arkadaşınızı görünce kalbine inmiş.
- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu? Bunaldım.
- Olmaz olur mu? Var. Gecen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya..
İşte onun neticesi pozitif çıktı :)
26 Nisan 2008 00:09 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
fıkra
Temel cok guzel bir Rus kadiniyla evlenen Dursun'un karisina
Kafayi takmis.Ne yapsamda bu kadinla birlikte olsam diye ici
Icini yiyormus.
Bir gun Temel dayanamayip Eva'nin yanina gitmis;
-Temel: Senden cok hoslandim seninle birlikte olmak istiyorum der
:
-Eva: Hay hay neden olmasin AMA 100 dolarini alirim.
-Temel: Tamam o zaman ben hemen para ayarlayayim der.
-Eva:Musait olunca ben seni ararim gelirsin der.
Ertesi gun Eva, Dursun ise gittikten sonra Temel'i aramis;
- Eva: Temel'e 100 dolarin hazirsa hemen gel der:
-Temel: Hazir hazir hemen geliyorum.
Temel 100 dolari Eva'ya verdikten sonra isi bitirmisler ve Temel
Evden cikip gitmis.
-Aksam Dursun eve geldiginde;
-Dursun: Hanim temel bugun buraya geldi MI ?
-Eva: Seyyyy...Geldiiii Dursunnnn... ..
-Dursun: Peki sana 100 dolar Verdi MI?
-Eva: Seyyy Dursunnnn beni dinleee...Seyyyy verdiiiii... ...
-Dursun: Temel sabah kostur kostur yanima geldi,Dursun bana acil
100
Dolar lazim ogleden sonra size ugrar yengeye birakirim dedi....
-Ula bu temel cok durust Adam ya...
20 Nisan 2008 01:45 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
komik
KOÇ
Uğurlu günü: Çorumun düşman işgalinden kurtuluş günü
Uğurlu sayısı: 69
Uğurlu rengi: Pembe
Uğurlu taşı: Böbrek taşı
En sevdiği çiçek: Su çiçeği
En sevdiği yemek: Koç yumurtasından yapılmış omlet
En sevdiği müzik: Türkçe sözlü hafif batı müziği
En olumlu özelliği: Otobüste yaşlı, gazi ve hamilelere yer vermek
En olumsuz özelliği: (Erkekler için) klozet kapağını kaldırmadan i..mek, (kadınlar için) paçalı don giymek
Anlaştığı burçlar: Dünürü ikizler olan akrepler
Anlaşamadığı burçlar: Ameliyatla koç olmuş oğlaklar
En büyük arzusu: Bir Japon turistle fotoğraf çektirmek (vesikalık)
BOĞA
Uğurlu günü: Anneler günü
Uğurlu sayısı: Tavşandan 62
Uğurlu rengi: Yavru ağzı
Uğurlu taşı: Musalla taşı
En sevdiği çiçek: Çiçek Abbas
En sevdiği yemek: Sosyete mantısı
En sevdiği müzik: Asansör müziği
En olumlu özelliği: Sesli sesli osturmamak
En olumsuz özelliği: (Erkekler için) misafirlere ....sını göstermek.
Anlaştığı burçlar: Yaşlıları karşıdan karşıya geçiren başaklar
Anlaşamadığı burçlar: Reha Muhtar izleyen teraziler
En büyük arzusu: Matador olmak
İKİZLER
Uğurlu günü: Dünya 400 metre engelliler günü
Uğurlu sayısı: Pi sayısı
Uğurlu rengi: Gecenin rengi
Uğurlu taşı: Ponza taşı
En sevdiği çiçek: Siyah çelenk
En sevdiği yemek: Dayak yemek
En sevdiği müzik: Jawsın kurbanlarına yaklaşırken fonda çalan müzik
En olumlu özelliği: Temiz aile çocuğu olmak
En olumsuz özelliği: Burun pisliğini masanın altına silmek
Anlaştığı burçlar: Anne tarafından Japon olan Yengeçler
Anlaşamadığı burçlar: Tek tek basıp bade süzen ikizler
En büyük arzusu: Üçüzler olmak
YENGEÇ
Uğurlu günü: Altın günü
Uğurlu sayısı: Bütün asal sayılar
Uğurlu rengi: Gökkuşağının sağdan sekizinci rengi
Uğurlu taşı: Okey taşı
En sevdiği çiçek: Bir demet yasemen
En sevdiği yemek: Anne dolması
En sevdiği müzik: Fantezi
En olumlu özelliği: Karşıdan karşıya geçerken önce sağa, sonra sola, sonra tekrar sağa, en sonunda da garanti olsun diye yukarıya bakmak
En olumsuz özelliği: Fotoğrafta gözleri kırmızı çıkmak
Anlaştığı burçlar: Bulgar göçmeni aslanlar
Anlaşamadığı burçlar: Sosyal demokrat kovalar
En büyük arzusu: Liposakşın yaptırmak
ASLAN
Uğurlu günü: Muayyen günü
Uğurlu sayısı: 1071
Uğurlu rengi: Haki yeşili
Uğurlu taşı: Göbek taşı
En sevdiği çiçek: Seviyor, sevmiyor yapılmış papatya
En sevdiği yemek: Kelle paça damardan tuzlama (ıyyh)
En sevdiği müzik: Trakya Rock (E anadolu rock oluyorsa bu neden olmasın)
En olumlu özelliği: Heybelide her gece mehtaba çıkmak
En olumsuz özelliği: İhaleye fesat karıştırmak
Anlaştığı burçlar: Parmaklarına uhu sürüp koklayan koçlar
Anlaşamadığı burçlar: Düğünde oynamaya kaldıran kovalar
En büyük arzusu: Sarelle musluğuna ağzını dayamak
BAŞAK
Uğurlu günü: 82 mezunları pilav günü
Uğurlu sayısı: Avogadro sayısı
Uğurlu rengi: Siklamen
Uğurlu taşı: Ak taş
En sevdiği çiçek: Cemil Çiçek
En sevdiği yemek: Günün çorbası
En sevdiği müzik: Türk Halt Müziği
En olumlu özelliği: Karma felsefesine inanmak
En olumsuz özelliği: Sarı ışıkta kornaya basmak
Anlaştığı burçlar: Islıkla Titanik in müziğini çalabilen yengeçler
Anlaşamadığı burçlar: Saçlarını jöleyle arkaya yatıran boğalar
En büyük arzusu: Rakı şişesinde balık olmak
TERAZİ
Uğurlu günü: Ahmet Altan imza günü
Uğurlu sayısı: 31
Uğurlu rengi: Sümük yeşili
Uğurlu taşı: Erol Taş
En sevdiği çiçek: Abdullah Gül
En sevdiği yemek: İftar yemeği
En sevdiği müzik: Yemek müziği
En olumlu özelliği: Matrix felsefesine inanmak
En olumsuz özelliği: Marul yerine mağrul demek
Anlaştığı burçlar: Yumurtanın tavuktan çıktığına inanan aslanlar
Anlaşamadığı burçlar: Tavuğun yumurtadan çıktığına inanan aslanlar
En büyük arzusu: Tuvalet kağıdını işaretli yerinden koparmak
AKREP
Uğurlu günü: Cumartesileri çiğköfte günü
Uğurlu sayısı: Set sayısı
Uğurlu rengi: Taksi sarısı
Uğurlu taşı: Diş taşı (tartar)
En sevdiği çiçek: Çiçek taksi
En sevdiği yemek: İsanın son yemeği
En sevdiği müzik: Dalin reklamları müziği
En olumsuz özelliği: Büyüklerinin yanında bacak bacak üstüne atmak [Yani valeyle pişti yapmak ]
Anlaştığı burçlar: Britney Spears ın bakire olduğuna inanan teraziler
Anlaşamadığı burçlar: Kontörlü telefonuyla çaldırıp kapatan yengeçler
En büyük arzusu: Evinde penguen beslemek
YAY
Uğurlu günü: Çarşambaları halk günü
Uğurlu sayısı: 2 buçuktan 3
Uğurlu rengi: Fosforlu herhangi bir renk
Uğurlu taşı: Harry Potter felsefe taşı
En sevdiği çiçek: Karıdelen
En sevdiği yemek: Kadın budu köfte
En sevdiği müzik: Doğan görünümlü şahinlerin geri vites müziği
En olumlu özelliği: Noel Babanın varlığına inanmak
En olumsuz özelliği: İki bayram arası nikah kıymak
Anlaştığı burçlar: Panik atak olan oğlaklar
Anlaşamadığı burçlar: Dilini burnuna değdirebilen boğalar
En büyük arzusu: Disneyland da arsa satın almak
OĞLAK
Uğurlu günü: Öğretmenler günü
Uğurlu sayısı: Açılan sandık sayısı
Uğurlu rengi: Bukalemun rengi
Uğurlu taşı: Dikili taş
En sevdiği çiçek: Çiçek Dilligil
En sevdiği yemek: Patlıcan oturtma
En sevdiği müzik: Sanat müziği (sanat sanat içindir olanından)
En olumlu özelliği: Kurban derilerini Türk Hava Kurumu na bağışlamak
En olumsuz özelliği: Ayşe Arman okumak
Anlaştığı burçlar: Şemsi paşa pasajında sesi büzüşen koçlar
Anlaşamadığı burçlar: Dönerciye Abi soğanı az, döneri bol olsun diyen akrepler
En büyük arzusu: Bir dönerci ustasıyla evlenmek
KOVA
Uğurlu günü: 8 mart dünya kadınlar günü
Uğurlu sayısı: Geçerli oy sayısı
Uğurlu rengi: Aşkın Nur Rengi
Uğurlu taşı: Sabır taşı
En sevdiği çiçek: Lale Mansur
En sevdiği yemek: Ümit ustanın yemekleri
En sevdiği müzik: Telefon bekleme müziği
En olumlu özelliği: Köprüden geçene kadar ayıya dayı demek
En olumsuz özelliği: Tavlada zar tutmak
Anlaştığı burçlar: Kayınçosu yay olan aslanlar
Anlaşamadığı burçlar: Önceki hayatında yengeç olan kovalar
En büyük arzusu: Doğuşun bir klibinde rol almak
BALIK
Uğurlu günü: Kıyamet günü
Uğurlu sayısı: Maç sayısı
Uğurlu rengi: Bok rengi
Uğurlu taşı: Lüle taşı
En sevdiği çiçek: Mahsun Kırmızıgül
En sevdiği yemek: Şefin spesiyali
En sevdiği müzik: Geleneksel eskimo halay müziği
En olumlu özelliği: Koltuk altından osuruk sesi çıkartabilmek
En olumsuz özelliği: Terli terli su içmek
Anlaştığı burçlar: İlkokul öğretmeni boğa olan ikizler
Anlaşamadığı burçlar: Kuzeni yengeç olan akrepler
alıntı
17 Nisan 2008 00:57 · ölumsüz sevdam
· Etiketler
komik
En iyi arkadasim diyen Sila ve Selena, Bizim mahalle'nin
Arka sokaklari'inda Binbir Gece geçirdikleri
Karinca Yuvasi gibi evlerindeki
Sagir Oda'da sürdürdükleri, Aci Hayat'lariyla
Ters Köse'lere yatarak
Söhret'i yakaladilar.
Bunu duyan Cennet Mahallesi'nin Maçolar'i Karagümrük Yaniyor zannederek, Çiçek Taksi'ye atlayip
Avrupa Yakasi'ndan Köprü'yü geçerek
Gönül Yokusu'ndaki Ihlamurlar Altinda'n
Firtina Gibi Bizim Mahalle'ye geldiler.
bu arada Kirik Kanatlar'i Gümüs renkli
Yanik Koza'nin, Kaybolan Yillar'ina
Doktorlar, Hayatim Sana Feda Deseler de
Kadin Böyle Sever diyen Beyaz Gelincik, Ezo Gelin'e gider.
Bizim Evin Halleri'ni Hatirla Sevgili arkadasim diyen Candan Öte Iki Dost, çareyi önce Acemi Cadi'ya, ardindan Hirsiz Polise sorar. Ablam Böyle Istedi diyen Kaynanalar, En Son Babalar Duyar diyerek Iki Aile arasina Yalanci Yarim diye bir Yabanci Damat sokarak Yolcu eder.
Dede Korkut Hikayeleri'ndeki gibi Genis Zamanlar'da
Polatlarin cirit attigi mematilerin menekşe topladigi Baronun ebesinin besigini tingir mingir sallarken
Dokulen yapraklar olmak isterseniz
televizyonun karsisina
dizilin… dizilin…